Oyundan
İSİMSİZ: Kafamız bozuldu, haklısınız. Ama burası size hak verebileceğimiz bir yer değil! Bizim görev tanımımız belli, sizin buraya geliş amacınız belli! En başından bir kopukluk yaşadık yoksa anlaşamayacak ne var?
OYA: Ölü olmam dışında bir şey yok…
İSİMSİZ: Anladım anladım! Ölmek canınızı sıkmış…
Oyundan 2
FİKRİ: Böyle bir şirket de var mı?
İSİMLİ: Nasıl bir şirket?
FİKRİ: Pişmanlar Odası varsa Vebal A. Ş. de olabilir, öyle değil mi?
İSİMLİ: Değil ne yazık ki… (Yeleğinin ceplerini ters çevirir, ayağa kalkar ve pantolonun ceplerini de çevirir.) Burada yatırıma ihtiyaç duyulmaz. Sınırı geçtiğiniz anda tüm o hırslar, ortaklıklar ayak bağı olur.
Oyundan 3
İSİMLİ: Arayıp durdular… Goethe’si Nietzsche’si Diderot’su… Voltaire’i Balzac’ı Tolstoy’u… Yarın yokmuşçasına tartıştılar. İnsan dımdızlak kalana dek… Soydular duygularını… İşlediler, zayıf düşürdüler…
İSİMSİZ: Goethe yaptı bunu yani?
İSİMLİ: Hayır, biz yaptık… Hepimiz… Düşünerek mahvettik insanı.
Oyundan 4
İSİMSİZ: İnsana üzülüyorum İsimli… Çok üzülüyorum… Gelişigüzel bir üzüntü bu… Nedensiz… Öyle çevre kirleniyor diye, kaynaklar tükeniyor diye değil… Bencilce değil… Biz insanları hiç ilgilendirmeyen bir üzüntü…
