Biz “içinden geçtiğimiz şu zor zamanlar”da ve sonrasında da düne bugüne yarına, her şeye ama her şeye güldükçe, “her şeyin mizahı”nı yaptıkça kültür genişleyecek, iklim yumuşayacak; omuzlar daha bir yan yana gelecek, eller birbirini arayacak sebatla. Son başa dönecek, mizahın çemberi gezinecek asık kaldırımlarda. Birileri yerde “film çevirecek” birileri gökte kuş sevecek… Hayat akıp gidecek ve insan tefi alacak eline, çalacak aklından geçeni, kavuşturacak söze… Tefe konulup çalınacak, öyle yaşanacak günler.
Etiket arşivleri: 80’ler
Erşan Kuneri 2. Sezon ya da Mavi Donlar Değil Pembe Gözlükler Aşağı!
Sosyal mesaj vermeyi seven, filmciliğin ülkemizdeki serüvenine saygı duyan, Yeşilçam’ı çalışma koşullarıyla birlikte set ruhunu öne çıkararak güzelleyen bir Yılmaz var. Bu Yılmaz’dan içeri başka bir Yılmaz var: İşini yapmak yani güldürmek zorunda olan bir Yılmaz. İkinci Yılmaz ilkini yakın markajda tutuyor. Dalga geçmek zorunda kalıyor Yılmaz ve tam burada bir değer çatışması yaşanıyor.
Türk Sinemasında Gemiler
Gemiler Yeşilçam’da yalnız yolcu taşımazlar, eğlencelik araçlardır aynı zamanda. Savaş gemileri bile çoğunlukla esas anlamı dışında, eğlencelik bir çerçevede ele alınırlar. Şüphesiz tarihî olayları anan kostümlü dramalar veya fırtınalı aşklara ev sahipliği yapan gemiler de bulunur.
