Çingeneler, kendilerine göre “öteki” olanlarca anlatılmış, seslendirilmiş, uzun süre ötede ve hor görülmüş, gösterilmişlerdir. Çadırlarında ayartmıyorlarsa bile hırsız, çalgıcı diye nitelenen, “tanımlanamayan” ama her daim ilgi duyulan bu kavimle yolların kesişimi ancak tesadüflerle mümkündür. “Bir şehre gelen film” gibi gelmezler ama gelişleri de “böyle şeyler filmlerde olur” cinsindendir. Ya bir uçak düşer ya karnı burnunda bir Çingene, obasını ilk sağa çektirir ya çocuklar doğum sırasında karışır. Kimlik kargaşası bu karşılaşmalara sinmiştir. Taşrada temiz Türkçe konuşan; serde hırçın, cazip ve kışkırtıcı başrollerin ağdalı ilişkileri şehre taşındığında; ön yargılar bu kez üstten bir kabul edip-etmeme tartışmasına dönüşmüştür.
Kategori arşivleri: Sinema
Nemlizade: Mahalleye Kendini Atayan Muhtar!
Onur Gökçek iyi bir dizi yarattı. İyi bir ekip kurdu, yazıp oynadı. Bir emek ortaya koydu ve yoluna devam etmesi için filmin başarısı önem arz etmekte. Zaten kendisi de Nemlizade’nin dijital platformlarda var olabilmesi yahut devam filmlerinin çekilmesi adına gişede başarı sağlanması gerektiğini sık sık hatırlatıyor. Destek olmak adına filme gitmeli çünkü özgün ve hoş bir iş olan Nemlizade yoluna devam etmeli!
Çok Aşk, Çok Hasan Can Kaya, Büyük Fiyasko!
Çok Aşk zayıf bir film. Senaryosu zayıf, esprileri zayıf… Bu durum rejiye ve oyunculuklara da yansımış. Bir şeyi çok yapmak, her şeyi yapmak genelde insana yaramıyor. Çok Aşk bunun naif bir örneği…
