Türk Sinemasında Gecekondular: Sahneye Perde, Arsaya Bir Göz Kondu

Gecekondular büyük şehirlerde göç sonrası yoksulluk ağına dolanmış, kuşaklarca çırpınsa kâr etmeyecek duran, asırların yazgısını alnında taşıyan yaşamın figüranlarını ağırlar. Bazıları makûs talihini yenmeye uğraşır, anlatıya yıldız kontenjanından girip esas maceranın tarafı olur; küçük hanımı, küçük beyi tavlar. Bolca kurşun sıkıp bolca yumruk sallar. Bazıları orada yaşar orada kalır ve film bittiğinde sonsuz çaresizliğine gömülür.

Türk Sinemasından Otel Manzarası

Otel odalarında kafa dinlenir, gönül eğlendirilir; lobilerde misafirler süzülür… Görüşülür konuşulur ve herkesin “misafir” olduğu bu yerden ev özlenir, geri dönülür. Evi temsil eden değerlerin her daim galip geldiği deplasmandır oteller.

Ölüm Saati: 7 Gün mü desem 7 saat mi desem!

Konu oldukça basit, olay örgüsü sadedir; karaktere dair derin analizlere yer verilmez. Filmde tüm bu yüzeyselliğe karşın etkileyici taraf derdini yeterince açık ifade edebilmesidir. Vecdi’ye “öleceksin” denir, Vecdi de o dakikadan sonra öleceğinden yana hiç şüphe duymaz âdeta canlı canlı mezara girer.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın