Çingeneler, kendilerine göre “öteki” olanlarca anlatılmış, seslendirilmiş, uzun süre ötede ve hor görülmüş, gösterilmişlerdir. Çadırlarında ayartmıyorlarsa bile hırsız, çalgıcı diye nitelenen, “tanımlanamayan” ama her daim ilgi duyulan bu kavimle yolların kesişimi ancak tesadüflerle mümkündür. “Bir şehre gelen film” gibi gelmezler ama gelişleri de “böyle şeyler filmlerde olur” cinsindendir. Ya bir uçak düşer ya karnı burnunda bir Çingene, obasını ilk sağa çektirir ya çocuklar doğum sırasında karışır. Kimlik kargaşası bu karşılaşmalara sinmiştir. Taşrada temiz Türkçe konuşan; serde hırçın, cazip ve kışkırtıcı başrollerin ağdalı ilişkileri şehre taşındığında; ön yargılar bu kez üstten bir kabul edip-etmeme tartışmasına dönüşmüştür.
Etiket arşivleri: Günay Karacaoğlu
İlginç Bazı Olaylar ve Bir Yeraltı Sit-com’u: Kendin Olma Başkası Ol, Böyle Çok Fena Sıkıcısın!
Geri çekilen küfrün ve taklidin evrildiği yer skeçlere dayalı bir öyküsüzlük hali ve sığ bir cinsellik sömürüsünden ibaret yani gözden kaybolan “basit mizah” öğeleri dönemin ihtiyaçları doğrultusunda revize ediliyor.
