Cinayeti kanıtlama çabası karada sürdürüldüğünden bir yönüyle boşa kürek çekme deyimini anıyoruz. Deliller devamlı olarak denizde aranıyor. Akıntı, rüzgâr, gelgit, tuzluluk ve tüm bunları belirleyen mevsimsel şartlar… Aklınıza gelebilecek her coğrafi unsur delillerin bulunmasını güçleştiriyor, üstüne bir de devletin koca bir dalgıç timinin aylarca meşgul etmesini ekleyin!
Etiket arşivleri: cinayet
Fatma’dır Benim Adım, Her Yeri Siler Parlatırım!
Hasımlarının hiç beklemediği anda yapıyor bitirici hamlelerini… Yazarla başına oturduğu satranç tahtasında nasıl doğaçlama ilerleme arzusu duyuyorsa gerçek hayatta da aynı “gerçeğe uygunluk” düsturuyla hareket ediyor. Filin çapraz gitme zorunluluğu yerine cüssesini tanıyor mesela yahut atını doludizgin sürmek istiyor. İstediği kareye, dilediği anda… Hızlı, meşru ve pervasız bir katil Fatma… İtiyor, vuruyor, zehirliyor. Bazen yanlışlıkla öldürüyor, farkına dahi varmadan…
9 Kere Leyla, İki Elle Adem!
Öte yandan filmi tamamlayan karakterleri de Adem ve Leyla’yı olduğu gibi isimleriyle müsemma değerlendirebiliriz. Avukat Haris (Alican Yücesoy) adının hakkını veren açgözlünün teki. Adem’i ayartan ve filmin girişinde Lilith efsanesi aktarılırken çizilen kompozisyona uygun bir Nergiz görüyoruz. O da adı gibi (Narkissos) kendine hayran… Evdeki her kazaya yetişen acil tıp teknisyenlerinin adları Hızır ile İlyas… Erkek evlat anlamına gelen Mahdum (Fırat Tanış) ise annesi tarafından terk edilmişliğin tasasını ve büyüyememenin sancılarını çekiyor.
