Ölüm Saati: 7 Gün mü desem 7 saat mi desem!

Konu oldukça basit, olay örgüsü sadedir; karaktere dair derin analizlere yer verilmez. Filmde tüm bu yüzeyselliğe karşın etkileyici taraf derdini yeterince açık ifade edebilmesidir. Vecdi’ye “öleceksin” denir, Vecdi de o dakikadan sonra öleceğinden yana hiç şüphe duymaz âdeta canlı canlı mezara girer.

30 Monedas: İhanet ve Direnişe Absürt Bir Yorum

Iglesia dini kurtarmak için bir çuval inciri boca edenleri görünür kılıyor ve böylelikle sulu, B sınıf süsü verilmiş filmlerinde kiliseyi yalnızca ilerlemenin önüne konmuş nesne (bir tür takoz) biçiminde değerlendirmeyip onun ha bire kendini ve toplumu oyan, kuruluş heyecanını yitirmiş, güçten düşmüş bir özne (bir tür havası inmiş bir teker) olduğunu da dile getiriyor.

Bir Amerikan Kabusu: I’m Thinking of Ending Things

Kaufman’ın filmi iddia ediyorum ki ülkemizde birçok makale ve teze konu olacaktır. Başlıkları şimdiden hayal edebiliyorum. “Jake’nin evine Lacancı bakış” , “Jake’nin çocukluk odasında Freudyen karyola altları”, “Zincire vurulmuş bodrum, ego-süperego”. Bitti mi? Bitmedi! “Gösteri dünyası ve buzulun zorbalığı” diye bir makale de yazılabilir. Guy Debord’un pasajları kardan kapanan yollara tuz niyetine serpilebilir.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın